8 kişi kendisini tutuyor, 11 arkadaşı var.
|
|
yeraltı edebiyatı5832 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
edebiyat2852 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
HELP FOR CHILDREN2509 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Fight Club1893 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
marksist idman yurdu896 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
kisafilm620 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Coldplay Fan210 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Kolaj130 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sinema6202 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
izmir4616 üyesi var. üyelik serbest. |
işler ne olsun karşı kıyıdan geçen gemileri seyretmekle geçiyor:)))senfonik sesler işte
aylaklar acele bilmez, saat takmaz, telefon kullanmazlar. gazete okuduklarında tarihine aldırmazlar. gündemi zihinlerinin akışı yönünde kurguladıklarından, öncesi ve sonrası kavramlarını, adımlarını attıkları anlara eşitlerler.
kuyruklara girmez, fatura ödemez, tatil programı yapmaz, bakkala sepet sallamazlar; nevresim takımlarının ütüsü, çamaşırsuyunun uçmaz kokusu, küflenmiş ekmek huzursuzlukları yoktur. zile basmaz, kapıları tıklatır, randevu almaz baskın yapar, şöyle bir uğrar, iş başvurusunda bulunmaz, pazarlık etmezler, gelecek kaygısı taşımadıklarından yüzlerinde kaygı buruşukluğuna rastlanmaz, yalnızca zaman kırışıklığı taşırlar.
aylaklar, bir yaprak nasıl yaşarsa öyle yaşarlar, esip konduklarında, parçalanıp solduklarında bu kendiliğindendir, yeri doldurulmaz boşluklar bırakmadıklarından, süzülüp gidişleri de hayatlarındaki hafifliğe benzer bir başıboşluk taşır.
yasları da uzun uzun tutulmaz. göçtüklerinde yerlerini yeni bir aylak doldurur, ruhları rüzgara eklenir. böylece toprakların üstünden boşluğa doğru gölge gibi esip geçerler.
(kim bilir, iç sıkıntısı olmasa belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'iş avutur' derdi babası. o böyle avuntu istemiyordu. bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. kornasını ötekinden başka öttüren bir şöför, çekicini başka bir ahenkle sallayan bir demirci bile ikinci gün kendi kendini tekrarlıyordu. yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. ne kolaydı onlara uymak! gündüzleri bir okulda ders verir, geceleri sessiz, güzel kadınlarla yatardı istese. çabasız. ama biliyordu: yetinemeyecekti. başka şeyler gerekti. güçlüğü umutsuzca zorlamak bile güzeldi. yusuf atılgan, aylak adam, sayfa:41)
(*)pelin özer, aylaklık senfonisi, k dergi, sayı:19, günümün süprizi. gülümseme sebebi.